Gündüz ve gece arasındaki en büyük fark derin bir uyku olabilir çoğu insan için. Ertesi güne tekrar zinde başlayabilecek bir dinlenme hali, sonrasında sabahtan aksama ister yoğun, ister orta, ister hafif geçen ufak koşuşturmalar… İşin ne, tanımın ne olursa, yaşın kaç olursa olsun, 24 saatin tanımını oluşturacak her şey ve her kimse için geçerli durum bu.
Peki ya gündüzün işte bizim kendimizce tanımladığımız ‘eh işte’ ayarını geçmediysek ve kendi koyduğumuz başarı çıtasını aşamadıysak… İşte, beklenmedik anda kendi sahanızda bir gol sayın oyuncu. Eh tahmin edin ki, kalan kısa zamanda, yani akşam, bari sevgi kotamızı dolduralım da rahat edelim sonuç versiyonlarından sadece biri. *2-1 durumu. Aman kimse bana dokunmasın da yalnız takılayım bir başkası. *1-1 durumu, son dakikada atılan gol yalnızca bu. Bir de *0-1 durumu var. Ara bilgi: Dikkatimi çekti tekrar okurken, hayata hep bir puan vermişim, malum futbol maçı için 0 puan mücadelesiz gün geçirmek sadece.
Ve bu *0-1 durumunda…Dikkat! Kafan dolmaya başlar o sözde uykuda, uslu uslu uyumayı kabul etmez beden. Gecenin bir yarısı sızılarla uyanırsın ve sürpriz! Artık beden için, sabah ezanı duymadan (olmazsa olmaz deyimidir bu uykusuzluğun) uykuya düşmeye çalışması kaçınılmaz olur…
Ve en basit tanımıyla;
Stresi vücut kendi tanımlarken, stres etkenini sakinlestirecek bir kişi, bir ilaç, bir papatya çayın yoksa yakınında. Kendin de zaten bu konu da müthiş başarısızsan. İşte o zaman, gündüz ve gece arasındaki farka nail olamıyorsun canım. O koca 7gunx24saatx32hafta tanımsızlaşıyor. Çıtayı koyan sen olduğun halde, çıta daha derin bir yalnızlığa çekiyor seni.
Eh bi de benim gibi,
yalnızlıktan ödün bokuna karışıyorsa, en büyük korkun işte o derin sessizlikte çıkageliyor. Gece gözlerin kapanınca, alttan alta veriyor gazı. Sonuç üstadım: Yalancı uyku da gidiyor. Gece ne yapılır ey arkadaş, gece ne edilir? bildiğin mi var! Keşke gündüz işleri gece de olsa. Özgürce çıkabilsek dışarı, kafanın içindekilere en uzak mesafede kalabilsek. Keşke daha çok televizyon izleyip, daha çok papatya çayı içmekle sorun morun kalmasa…
Papatyaların tükenmesi dışında. Ayy bana ne tükenmekte olan papatyalardan şu saatte!
Mesela ben çift kişilik yatakta uyanınca zorlanıyorum en çok, yani yatakta boş kalan alanlar daha da batıyor gözüme. Gece gece ne göz benimki de 🙂 Tek kişilik, kafi bir yatak lazım rahat bir uyku için.
Ya da oğlumla okulun bize verdiği uyku saatinde uyumak için bütün gün kardiyovasküler çalışma da iyi gelebilir yatağın boş tarafına! Papatyalara özgürlük!
Su an mutluyum ve yalnızlıktan kurtuldum. Uyku bile gelmeye başladı, saat sabah ezanına yaklaştı yine olsun. Gülerek uyumak, gülümsemek, kalbin yeniden sevgi ile dolması. *1-0 durumu yani. Kendim başardım, hu huuuu 😄😆😘
Hadi size de kolay gelsin, iyilikler;)