Kapı 

kapılar nasıl mı açılır? bazen sert bir rüzgarla, bazen ılık bir meltemle, bazen bir Dost elinin tıkırtısıyla. Peki kapılar nasıl kapanır bilir misiniz? bazen hiddetle çarpılarak , bazen güvende tutmak için kendimizi ve bazen bir Dost ve bazen de bir aşk gittiğinde . Peki kapılar nasıl görünür olur? yolun başlangıç ve sonlarında. 

Bir mottom vardı. anda kal , anda yaşa . yarının , bir an sonrasının varlığını bilmiyorum. Sadece sevgi var, sevilmekten çok öte  ve çok  daha fazlası . Şu an ben seviyorum. Bitti , bu kadar dedim. işte bu cümleleri oluşturan motto da yine bir kelimeyi eksik yorumladım . yanında yattığım kişi oğlumdu .  kocam değil. bir an nefessiz kaldığımda orada olmayan birini sevmeye devam edebilirim . Ama açılan kapı artık bana ‘hayatın karşılıklı’ olduğunu fısıldadı. ‘karşılığını almadığın kişiler senin hayatından birer birer çıktı.  Hadi cesaret dedi. sevmeye devam et’ dedi. ‘ ama bu hayatında kalmasını gerektirmiyor, bunu hakedecek hiç bir şey yapmadı. ‘ dedi bana.

Yeni bir sorum var şimdi.  hak etmek nasıl bir kelime. kime neyi yüklüyor . kimin yükünü hafifletiyor . 

Kehanet tuttu. akşamüstü bir Emel’in zoruyla gittiğim falcı belli ki bir atışta tuttiranlardandi. söylediği kehanetlerin iyi ya da kötü olması neden önemli olsun ki,sonuç olarak hayatım sarpa sarmıştı değil mi? 30 yaşında veterinerim. muayehanemde 7 24 çalışırken ve ilgime ihtiyacı olan o kadar çok hastam varken nerden çıktı bu kuruntu diye sorguladığım bir dönemde Emelle tanıştık .  emel kafa karışıklığımı bir kalemde algılayan empati gücü yüksek bir hatundu. yolun sonuna yaklaşmış  olan efe sanırım bizi birbirimize hızla yaklaştıran bir köprü oluşturmuştu. Ben efenin uyku aşamasını kolaylastirmaya çalışırken Emel de ani defterine hesaplasiyordu. hesap ağırdı, hesap kabarık.  topla çıkar sonuç vermeyen işlemlerden işte . 

nfs

nefessiz bırakıyor bu yalnız geceler. sokakta yere oturmuş, sırtım hiç tanımadığım bir duvara dayalı.üzerimdekiler bana ait değil, içimdekileri toplayıp çıkarıp bir sonuç bulamıyorum. günlerdir uykusuzum geceleri… zihnim sağlıklı düşünme sinyalleri vermiyor artık. ne hava rahatlatıyor, ne su, ne de toprak… ruhum ve bedenim yorgun. bu ay beni bitirdi. bu ay beni, bedenimi, ruhumu benden aldı.

tadını unutur oldum sevdiğim şeylerin. zihnim bir boşluk silsilesi, adeta içi geçmiş bir karpuz. biri elinden düşürse de yarılıp ortadan ikiye, böceklenmiş içimi bir boşaltsam diyorum. bir yokolsam ve hiç olsam. gelmek istediğim seviye nirvana. ben, mevsiminde tüketilmemiş karpuz, nirvanaya ermek istiyorum. 

bu ay köpek ayı. bilir misin bilmem! bu ay benim zıtlık ayım, kalemde penaltıyı gördüğüm ay. bu ay kafamı koyduğum yastık düşman kalesi. ruhumu karşı takıma sattım. arkamdaki duvarda ‘şeytanla pazarlık yapılmaz diyor’. otura otura, böyle bir gecede, böyle bir duvarın önüne mi çökülür,sırt dayanır? günlerdir süregelen kararsızlık sonrası, ben artık benim bu döngüyü kıramayacağımı kabul edip, oturdum yine yazıyorum. yazdığım uykumu satış hikayem. yazışımın sebebi içi geçmiş karpuz kafam. gecikme sebebim, yalan değil uyuyabilme umudumu yitirmemiş olmamdı.

biraz sonra, çok yakında ezan okunacak. ve ben bu günün de sabahını çıkarmış olucam. anlamadığım bir dilde, içime huzur çökecek sözleri uyandırmayan bir dilde, kaçıncı gün diye soracağım. bu ikiye bölünmüş ruhum kaç gündür uykusuz!

Infinity

Within Lights, particulation  starts… and when the Lights are Gone,  Experience the nothingness…

Dots turn to be a union of the universe… Everything starts TO be one of the parts of a million of Dots combination. Every  outline starts  to dissapear.  Like the miracle of  northern lights.  You feel TO be one.  This is infinity.

Beklemek 1 ömür artı 1 gün.

Uzun zamandır bekliyorum. Seni ve beni. Beni ve seni. Aslında uzun zamandır beklediğim ‘bir beni seven sen’. Seviyorsundur eminim, kendince, sevginin sana yeten kadarıyla. Ben neden mi unutuyorum her seferinde sevildigimi, neden mi yalnızlık daha ağır basıyor.

İşte bilmediğim bu…

Devamını oku

ben bir şey yaptım bana, kimse üzülmesin diye!

belli ki bir şeyler sarpa sarmış ve ben uyuyamıyorum. 

bil ki uykusuzluk sabahın demini bulur. ağırlaşır demliğimin dibindeki tortu ve ben sızar kalırım.

kuşun uykusu bana, ben kış uykusuna…

unutmaya çalışma uykusuna!

bil ki odadaki oksijen yetmez bugün bana,

-5 derece olsa hava cam açık, üstüm açık pencere önünde sofa da

yetmez benim uyumama, oksijen doldurmaz ciğerimi,

soğuktan düşmez burnum.

yattığım uyku, uyku değil bugün! beynim uyumaz.

bugün bir şey oldu. cümlemde, nefes alışverişimde gizli.

nefes alıp veremeyişimde.

bir şey yaptım ben! ben bana yine bir şey yaptım. ve oturuyorum tek başıma.